Gençlere Kolay Mutluluk Yolları
Her şeyde olduğu gibi, gençlerin sorunlarını çözmek ve onların mutlu olmasını sağlamak için de “kolay” yöntemler arıyoruz. Çünkü sorunların çözümü için herkes “bana bir görev düşmesin de ne olursa olsun” derdinde. Böyle olunca, her şey için kolay yollar bulmak, sorunları çözülmüş gibi göstermek, bizim dünyaya örnek olacak bir başarımızdır.
Bilgili olmak için çok kitap okumak gerekiyor, çok yorucu ve beynimizi zorlayan bir yöntem olduğu için, tabii ki bu bize uymaz. Ama biz bunun kolay yolunu bulduk. Cahil ol, ama her şeyi biliyormuş gibi davran. Bilenleri ezip, bilgisizliği yücelt. Öğrenmeden, öğrenmiş gibi konuş; öğretmeden, öğretiyormuş gibi davran. Yıllardır bu yöntemin başarısını kanıtladık. Böylece hiç kimse yorulmadan, toplumumuzun bilgi ve kültür seviyesi zirveye çıktı. İnanmıyor musunuz? “Cahillik mutluluktur” atasözümüz ve atalarımız yalan mı söylüyor?
Tabii sadece bilgili olmak değil, uygarlık düzeyini yükseltmek ve birçok şeyde başarılı olmak için, çok çalışmak ve yorulmak gerekiyor. Yorulmayı neden isteyelim ki? Yok mu bunun kolay bir yolu diye aradık, ve… Biz bunun da kolay yolunu bulduk, sanki çalışmışız gibi, sanki başarmışız gibi yaparak, mutlu olunabildiğini tüm dünyaya gösterdik.
Ben, gençlerin çokça bulunduğu TikTok ve Twitch gibi ortamlarda gözlemler yapıyorum. Sevgili gençlerimizin bazılarıyla konuşuyorum, hatta bazen fikir tartışmaları yapıyorum. Ne kadar başarılı olduklarını görüp, ben bile şaşıyorum. Hiçbir şey bilmeden, hiçbir şey öğrenmeden, öyle ilginç fikirleri var ki, bütün dünyayı kıskançlıktan çatlatır. Hiçbir şey bilmedikleri halde, her konuda fikir ileri sürebiliyorlar, kendi fikirlerine uymayan bütün fikirlere saldırabiliyorlar, çok başarılı bir şekilde farklı fikirlere küfredip onları aşağılayabiliyorlar. Başarı bu değilse, nedir Allah aşkına? Çok başarılıyız, çok…
“Hiçbir şey bilmeden, her konuda fikir ileri sürebiliyorlar” dedim ama, hiçbir şey bilmediklerini kabul etmeleri de gerekmiyor tabii. Her şeyi biliyormuş gibi davranabilme yeteneğine sahip gençler yetiştirdiğimiz için ne kadar gurur duysak azdır. Bu yetenek, öyle yabana atılacak cinsten bir yetenek değildir. Sosyal medyada tanıdığım çocuk yaştaki bazı parlak gençlerimiz, her şeyi biliyormuş gibi davranmayı öyle güzel yapıyorlar ki, koltuklarım kabarıyor, onlarla gurur duyuyorum.
Konuştuğum bazı gençler, yerli-yabancı futbol takımlarının bütün oyuncularını, hiçbir yere bakmadan sayabiliyorlar. İnanmazsınız, gençlerimizin bir çoğu, yabancı ülkelerde yapılan bilgisayar oyunlarını çok güzel oynayabiliyorlar. Saatlerce oyun oynayabilen, pırıl pırıl gençlerimiz var. Beş dakika kitap okusa hemen yorulacak olan beyinleri, saatlerce oyun oynarken hiç yorulmuyor ve böylece mutlu oluyorlar. Daha ne olsun?
Biz hep genç nüfusa sahip olduğumuz için öğünüyoruz, Batı ülkeleri de bunun öğünülecek bir şey olmadığını söylüyor. Onların bilmediği bir şey var. Düşünebiliyor musunuz, yüzbinlerce pırıl pırıl gencimiz, hergün saatlerce oyun oynayarak, ülkemizin kalkınma düzeyini kimbilir nerelere taşıyacaklar…” İşte Batı dünyası o yüzden bizim yöntemimizi eleştiriyor. Bu gençlerle, bizi kimse tutamaz.
Kolay yoldan gençlerimizi mutlu etmeyi ve mutlu gençlerimiz sayesinde ülkemizi kalkındırmayı başarıyoruz. Atatürk, cumhuriyeti gençlere emanet etmişti. O zamandan beri birçok kuşak geldi geçti, en umut verici gençliği, ancak bu yıllarda yetiştirebildik, ama geç olsun güç olmasın. Ne olacaksa, kolay yoldan olsun. ■